|
Yazar Deniz
|
İnceldiği yerden kopuyor hayat.
Düşüyorum.
Düş-tüm.
Dağınıklığımın çatlak sesleri yükseliyor göğe.
Yıldızlar kendini gökyüzüne asmış.
Müstear sevdalar doldurulmuş yüreklere,
Şakağıma dayıyorum mavileri.
Akşam yoklamış olmalı duygularımı.
Bir ölü ne kadar soğuksa, bende o kadar üşüyorum.
|
|
Yazar Deniz
|
|
Yüzünde dinlenen yorgun güneş
Sarhoş bir yıldızın ayıklığına direnir
Oysa
Bulutları kaçıran aynı yağmurdu
Islanan sokaklarda
Sen de öyle.
Aytekin Orhan
|
|
Yazar FaTMa
|
|
herşeyde sen vardın o yüzden artık ben olmamaya karar verdim GİDİYORUM,eski fatma olamam belki ama en azından denerim.. AŞK,SEVGİ,HAYAT hepsi yalan.. |
|
Yazar Deniz
|
|
Gözlerine hüzünü çizdim,
Sol yanıma hasretini,
Ben suskuluğu sende bildim,
O yürek yangınında çaresizliği,
Son yeminimi sende verdim,
İstemem artık gelmeni,
Bu ayrılığı sende sevdim.
Atıf Emre
|
|
Yazar Administrator
|
Biz
seninle hep bayağılıktan kaçtık... Sıradan, basit, gündelik olandan.
Küçük mutlulukları, hayatın içindeki o kanaatkar doyumları değil, hep
trajediyi aradık. Mükemmeli... Biz seninle hep kusursuzluğu aradık.
Bizi
birbirimize yakınlaştıran ne varsa hep kutsaldı, özeldi,
ayrıcalıklıydı. İlişkimizden aslında ikimize de ait olmayan, kutsal ve
kusursuz bir imge yarattık. Hayatımızda eksik kalmış ne varsa, o yarım
kalmış tutkularımızı o yaralı arzularımızı, eksik çocukluğumuza ait ve
içtenlikle koruyamadığımız bütün duygularımızı bu imgeye ödünç verdik.
Artık yaşayan gerçek kişiliklerimiz değil, sanki bu kutsal, bu kusursuz
imgeydi.
Bu imge lekelenmesin, bu düş bozulmasın diye öyle çok şey
gizlerdim ki senden. İçim ürperirdi böyle anlarda, kendimden çok uzak
bir yere çekilirdim sanki, bilinmezliğe... Aramızda öyle çok
tanımlanmamış anlar, öyle kopuk, öyle başıboş duygular, bana o denli
ait olduğu halde nasıl anlatacağımı bilemediğim öylesine derin
savruluşlarım vardı ki...
|
|
Yazar Sanadir
|
|
Giden sevgilinin ardından ilk hissedilen duygu belki de “yok canım
biz sadece tartıştık, daha önceleri de hep böyle tartışırdık zaten ama
biz ayrılamayız, henüz ayrılık vakti gelmedi…” diye mırıldanmak olur
içinden. Zaman geçer oyalanılacak şeyler bulunur, “e daha yeni
tartışmıştık üstünden biraz vakit geçsin o beni arar ya da ben ararım
barışırız” şeklindeki iç konuşmalara yerini bırakır. Bu arada hiç bir
şey olmamış gibi davranılmaya devam edilir. Henüz pes etme zamanı
gelmemiştir…
|
|
Yazar Deniz
|
|
İkimiz yıllardır hep ayrı tellerden çaldık
Senin makamın başka
Benim ki başka
Ve mevsimler boşuna geçti bak
Büyümedik daha
Çünkü sen kendine inanıyorsun
Ben hala aşka
Ahmet Selçuk İlkan
|
|
Yazar Deniz
|
|
bu düzenli yaşamlar olmasa diyorum
bu sabah kahvaltıları, demli çaylar
kızarmış ekmek dilimleri
sonra giyinmek birşey umarak aynadan
sonra düşmek yollara son otobüse yetişmek
sonra çalışmak akşama kadar
dört yanın taştan heykellerle dolu
kime seslenirsen sağır
ne yana baksan beyaz bir duvar
sonra kulaklarında bir şehrin uğultusu
alabildiğine bir bezginlik yüreğinde
sonra o geçmek bilmeyen saatler
|
|
Yazar Deniz
|
|
Aydınlık neyin oluyor senin?
Gökyüzü akraban filan mı?
Beni bulur bulmaz gözlerin,
Şimşek çakıyorum yalan mı ?
Attila İlhan
|
|
Yazar Deniz
|
|
Zamansız gidermişim
yarım bırakırmışım..
Sonları hiç sevmezmişim
asla yetinmezmişim..
Ama ben çok
çok aşığım sana..
Feridun Düzağaç
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 10 Toplam: 148 |