|
Yazan Deniz
|
|
Gece sessiz, yürüyorum... Aslında yanaklarıma vuran sadece yağmur
değil. Korkuyorum bir yandan, etrafım en az benim kadar ıssız. Belki bu
ürperti sırf bu yüzden. Sahi nereye gidiyorum ben... Yağmur dedim ya;
öyle sert vuruyorki, herşeyi yüzüme çarpıyor sanki, gözyaşlarımla
beraber. Beni esir alan herşeye bir küfür savuruyorum, alabildiğince
bağırarak. Sessizliğin içinde kaybolup gidiyor, duymuyor kimse... Beni
zaten kimse duymuyor. Bir de buna küfretsem mi diye geçiyor içimden...
Susuyorum... Zaten pek konuşmuyorum kendimden başka kimseyle... Adım
deliye çıktı bu ara, belki de bu yüzdendi kimbilir... Tedaviyi öneren
çok da, derman olayım diyen yok... Ya da sebebini üzerine alınan...
Böyle değildim elbette eskiden, böyle parçalamazdım kendimi olur
olmadık sebeplerden, hele ki bir aşk yüzünden... Ya büyüyorum, ya da
küçülüyorum... Ya kazandıkça kaybediyorum, ya da yükseldikçe
alçalıyorum...
|
|
Yazan Deniz
|
Bu hikaye geceye gelsin, yalnızız çünkü...
Tühh! Bu pakette mi bitti, hay Allah.. Çakmağım da kayıp zaten, kimliğimde.. Sahi, kimim ben?
Sen benim en güzel yanımsın.. Çocukken, henüz büyümeye özenirken yani,
hani hiç kırılmadığım, hiç kimseyi henüz terketmediğim zamanlarda, mis
gibi hayaller kurardım. Mis diyorum, çünkü hepsi umut kokardı, güzeldi
hepsi.. İçim kadar temizdi o zamanlar, hangi ara kirlendiler unuttum
şimdi.. İçim gibi.. İçip bitirdiklerim, içimi bitirenler gibi.. Sen de,
o günlerdeki düşlerim gibisin işte... Yaşamak yıllarca sırtında koca
bir yük olsa da, kalbin tekleyip bunu sana inatla hatırlatsa da,
geceleri üzerini örten sadece annen olsa da, çok güzel kokuyorsun
hala.. Hala güven veriyorsun, tertemizsin.. Bense, hayata ağır
geliyorum sanki, sanki birgün birdenbire ayaklarıma dolanan çamurlara
gömülüp kalacakmışım gibi.. Sen doğrusun hep, ben değil.. Senin
duruluğun benim bulanıklığıma uygun değil.. Herkes hata yapar elbet,
herkes pişman olur ama ahmaklık başka birşey.. Çelişkilerim bile
cüretkar değil şimdilerde. Öyle kendi başıma, öyle ellerim başımda,
düşünüp düşlerinden ayrı kalan bir muammayım..
|
|
Yazan Deniz
|
Biraz boş, biraz saçmasapan, çokça yalnız bir gece daha.. Nerden
başlarsan başla, sonların hep kaçınılmaz olduğu, film gibi biraz hayat.
Toparlamaya kalktığımda kendimi beceriksiz saymam, bana her daim ders
olmamıştır mesela. Sayfayı çevirmekten hep korktum, o sayfaya uzun uzun
bakıp düşünmeyi, marifet sayıyorum hala. Sanki herşey yoluna girecekmiş
gibi, sanki tüm bunlar kendi kendime uydurduğum aptallıklarmış gibi.
Aslında kabul etmenin yürek istediği bir yolun ortasındayım, ne yana
baksam, bir adım daha atıp atmamanın hesabını yapıyorum. Bazen geri
dönmek daha mantıklıdır diyorum, bazen hiçbir şey diyemiyorum, zaten
çoğu kez de saçmalıyorum. Mesela bugün, içimde hiç umut yok. İçimde
başka bir şey de yok, öyle bir boşluk işte, nedenleri çok, çaresi yok..
Yarın da günlerden soğuk mesela, içim şimdiden üşüyor.. Uzak
şehirlerin, beni anlamadığı, anlamadan yargıladığı, sevgi nedir
bilmeyen, öylesine bencil, öylesine vurdumduymaz, öylesine sağır
dokunuşlarından sancılanıyor ömrüm.. ve ben “Bitsin artık” cümlelerini
saklıyorum aklımda hala.. File çorap giymeyen doğrularım, bazı
bencilliklerin üzerine çıkamadıysa, alıp başımı bu boşa geçen yıllara
çarparım, çarpa çarpa büyürüm, büyüyünce unuturum..
|
|
Yazan Deniz
|
Boş bir varsayım,
umutsuzluğa rağmen,
sana rağmen bir umut içimdeki..
Kaybedilmiş günlerin tesellisi olur mu?
Tüm geçkaldığım oyunlarıma,
çocukluğuma mecbur bir tavırla,
direnmeye müptela sancıların,
tam ortasındayım;
öyle halsiz, öyle hadsiz..
Dinmeyen yürek fırtınalarına itafen,
yolların çıkmazına sürüklenen
bir aşk, bir serzeniş,
bir nerden geldiği bilinmez tükeniş..
Konuşunca diner sanıyorum,
en büyük yanılıyorum yine..
|
|