Bu hikaye geceye gelsin, yalnızız çünkü...
Tühh! Bu pakette mi bitti, hay Allah.. Çakmağım da kayıp zaten, kimliğimde.. Sahi, kimim ben?
Sen benim en güzel yanımsın.. Çocukken, henüz büyümeye özenirken yani,
hani hiç kırılmadığım, hiç kimseyi henüz terketmediğim zamanlarda, mis
gibi hayaller kurardım. Mis diyorum, çünkü hepsi umut kokardı, güzeldi
hepsi.. İçim kadar temizdi o zamanlar, hangi ara kirlendiler unuttum
şimdi.. İçim gibi.. İçip bitirdiklerim, içimi bitirenler gibi.. Sen de,
o günlerdeki düşlerim gibisin işte... Yaşamak yıllarca sırtında koca
bir yük olsa da, kalbin tekleyip bunu sana inatla hatırlatsa da,
geceleri üzerini örten sadece annen olsa da, çok güzel kokuyorsun
hala.. Hala güven veriyorsun, tertemizsin.. Bense, hayata ağır
geliyorum sanki, sanki birgün birdenbire ayaklarıma dolanan çamurlara
gömülüp kalacakmışım gibi.. Sen doğrusun hep, ben değil.. Senin
duruluğun benim bulanıklığıma uygun değil.. Herkes hata yapar elbet,
herkes pişman olur ama ahmaklık başka birşey.. Çelişkilerim bile
cüretkar değil şimdilerde. Öyle kendi başıma, öyle ellerim başımda,
düşünüp düşlerinden ayrı kalan bir muammayım..
İçimdeki ihaneti, ne kendime açıklayabiliyorum ne de bir çare bulabiliyorum.. Hayat çok zor demiş miydim...
Birşeylerin peşinden koşarken, geç kaldığım diğerlerini özlüyorum
bugün.. Bir şansım daha olsaydı, ah bir şansım... Vakitlerin hiç
tükenmeyeceğini, hep o yaşlarda kalacağıma inanıyor olmalıydımki,
böylesine kolay harcayıp gitmişim, o en beyaz yıllarımı.. Hayat hiç de,
o pencerelerden baktığım gibi değilmiş oysa, bunu anladığımda zaten
kaybedecek pek birşeyim de kalmamıştı düşlerime dair.. Girip çıktığım
evlerin pencereleri, odalarda konuşulanlar, gülüşmeler, çocuksu
heyecanlar... Hepsi geçip gittiğinde, bir ben kalmışım ortada, bir de
yarım yamalak hikayem.. Bir tutam şiir, üç beş şarkıyla kurulmuyormuş
bu hayat denilen şey.. Ne acı değil mi.. Bugün günlerden cumartesi
mesela, aylardan Aralık.. Saatler keşkeleri vuruyor, aldırmıyorum
diyorum, nafile.. Geçip giden onca sevinçlerim, adına aşk dediğim hayal
kırıklıklarım, yanlışlarım ve yanılışlarımı almışım önüme
seyrediyorum.. Artık pişman olmaya yüzüm yok.. Neresinde kayboldum, hiç
mi bulan olmadı beni, ya da soran? Hatırlamıyorum... Kirlenmiş bir
hafızanın kime ne faydası olur, orası da ayrı soru işaretleriyle biten
bir cümle ya, neyse...
Dipteyim ve kendimi artık hiç sevmiyorum.. Şimdi şöyle Ege Denizi'nin
herhangi bir kenarında, bir tahta iskemleye oturup; rüzgara karşı,
anılara karşı, bir koca şişe birayı, dibine dek dikmeyi.. Yahut bu
saatten sonra toprakta bir çiçek olmayı düşlemek bile avutamaz beni..
Bu gece bitmez...
Bir sigara daha...
|